Hüseyin Baş: “Asgari Ücreti Artırsaydı Bugüne Kadar Hükümet, Yemin Ediyorum Yüzde 1 Enflasyon Üretmeyecekti Bu Piyasa”

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Asgari ücreti yükselttiğimiz zaman enflasyon oluyorsa, o zaman biz asgari ücreti 4 bin …

05 Temmuz 2022 20 views 0
reklam

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Asgari ücreti yükselttiğimiz zaman enflasyon oluyorsa, o zaman biz asgari ücreti 4 bin 250 liradan yükseltmek yerine, 3 bin liraya düşürseydik; enflasyon düşseydi. Asgari ücreti artırsaydı, bugüne kadar bu hükümet ve bizim söylediğimiz teknikle artırsaydı; yemin ediyorum yüzde 1 enflasyon üretmeyecekti bu piyasa. Siz eğer asgari ücretin artışındaki farkı işverene yüklerseniz, işveren ürettiği ürüne zam yapar ve dolayısıyla bu, piyasada bir tetik unsuru oluşturur, fiyatlar artmış, enflasyon oluşmuş olur” dedi.

BTP Genel Başkanı Baş, hafta sonu İzmir’de düzenlenen “Mevzu Ekonomi : Çözüm Milli Ekonomi Modeli” programında konuştu. Baş, şunları söyledi:

“ASGARİ ÜCRETİN ARTIŞINDAKİ FARKI İŞVERENE YÜKLERSENİZ, ENFLASYON OLUŞMUŞ OLUR”

“Asgari ücret açıklandı. Dedim ki, ‘Ben olsaydım, 15 bin lira açıklar; 10 bin lirasını da devlet olarak çalışana öderdim.’ Ortalık ayağa kalktı, nasıl linç yedim. Neymiş, ‘asgari ücret 15 bin lira olursa, enflasyon fırlarmış.’ Asgari ücreti yükselttiğimiz zaman enflasyon oluyorsa, o zaman biz asgari ücreti 4 bin 250 liradan yükseltmek yerine, 3 bin liraya düşürseydik; enflasyon düşseydi. Öyle değil mi? Madem bütün piyasadaki kötülüklerin anası bizim gariban asgari ücretli çalışanımız; biz buna daha az para verelim, enflasyon düşsün. Bütün sorunlar çözülmüş olsun.

Asgari ücreti artırsaydı, bugüne kadar bu hükümet ve bizim söylediğimiz teknikle artırsaydı; yemin ediyorum yüzde 1 enflasyon üretmeyecekti bu piyasa. Siz eğer asgari ücretin artışındaki farkı işverene yüklerseniz, işveren ürettiği ürüne zam yapar ve dolayısıyla bu, piyasada bir tetik unsuru oluşturur, fiyatlar artmış, enflasyon oluşmuş olur. Peki bunu devlet verirse ne olur? Üretici için hiçbir şey değişmez. Bilakis üretici sattığı malı daha geniş bir pazara satar ve dolayısıyla enflasyondan da ziyade piyasa canlılığı olur. Bu, bu kadar basit.

“20 YILDAN BU YANA KENDİ ÇİFTÇİSİNİ YOKLUĞA MAHKUM ETMİŞ BİR HÜKÜMET VAR”

Size İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlardan sadece birkaç tanesi aktaracağım ve Bağımsız Türkiye Partisi’nin mücadelesinin ne olduğunu anlamanız için bunları söyleyeceğim. Kararda, ‘Hammaddesi yurt içinde yetiştirilebilen veya yetişen ürünlerin sanayi dallarını kuracağız” diyor. Bu şu demek: Pamuğun var tekstil fabrikası kur, buğdayın var gıda fabrikaları kur, pancarın var şeker fabrikaları kur, ağacın var kağıt fabrikaları kur. Petrolün, doğalgazın, kömürün var enerji santralleri kur. İşte BTP’nin yapmak istediği, hedeflediği şey budur. Biz bu ülkede buğday yetişmiyor da bu yüzden mi buğday ithal ediyoruz? Resmen 20 yıldan bu yana kendi çiftçisini yokluğa mahkum etmiş bir hükümet var.

“SEKA’YI KAPATANLAR, TÜRK TELEKOM’U, SÜMER HOLDİNG’İ ÖZELLEŞTİRENLER BUNLAR”

Sizin bildiğiniz devlet adamları, iktidarlarını size değil sermaye sahiplerine borçlu. Onların sermayeleriyle iktidara geliyorlar. Adam onun sistemini bozabilir mi? Mümkün değil. Bu şekilde iktidar oluyorlar ondan sonra bunlardan daha millisi, bunlardan daha ulusalcısı, bunlardan daha Türk milliyetçisi, Türk devletinin ve milletinin çıkarını düşünen olmuyor.  Ama SEKA’yı kapatan bunlar, Türk Telekom’u özelleştiren bunlar, Petkim’i özelleştiren bunlar, şeker fabrikalarını özelleştiren bunlar, Sümer Holding’i, ETİ Holding’i özelleştiren bunlar, Hidroelektrik santrallerini, elektrik dağıtım şirketlerini özelleştirenler bunlar. Sen nasıl bir millisin, ulusal çıkarları düşünen bir iktidarsın ki bütün bunları özelleştirdikten, başkalarına peşkeş çektikten sonra bir beka mücadelesi verdiğini iddia ediyorsun? Bunun hiçbir yerinde milli bir duruş yoktur. Bunun Türk milletinin çıkarlarını düşünmekle zerre kadar alakası yoktur.

“FAİZ HARAM DİYE DİYE HERKESİ FAİZ BATAĞINA SAPLADILAR”

Mesela Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Mısır’daki milyonlarca Müslümanın kanını ellerine aldılar. ‘Kahraman ABD askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua ediyorum’ diyenler bu iktidar sahipleri. ‘Irak’a ilk bomba düştüğünde milyar dolarlar hesabımıza aktarılacak’ diyenler bu iktidarın parçalarıydı, bugün de muhalefet yapıyorlar. Bunlar Müslüman. Başka ne yaptılar? Zinayı suç olmaktan çıkardılar ama çok Müslümanlar. Faiz haram diye diye herkesi faiz batağına sapladılar.

“GELECEĞİMİZİ SATIYORLAR”

Bunların Türk milleti ile zerre kadar alakası yok. Bakın, 20 yıldan beri bugünlerimizi satıyorlar, bugün de ‘Bize bir yetki daha verin, 20 yılınızı daha satalım’ diyorlar. Geleceğimizi satıyorlar. Bu ülkenin şerefli subayları ters kelepçeyle gözaltına alınırken dağdan inen teröristi davul zurnayla karşılayan bu hükümet. Velhasıl, bu hükümetin yaptığı tek icraat bizi daha da yerin dibine sokmaktan başka hiçbir şey olmadı. 20 yıldır aynı kaderi yaşıyoruz ne yazık ki. İşte artık bir uyanış göstermenin vaktidir.

“BU ÜLKENİN TEK ÇIKAR YOLU LAİKLİKTİR”

Süper kahraman kimdir biliyor musunuz? Devletin dini adalettir diyen Hz. Ali gibi aynı mantalite ile Cumhuriyeti ilan edip devleti laik yapan adamdır süper kahraman. Şimdi ben bunu söylediğimde beni başka yerlere koyuyorlar.  Yahu kardeşim, ben Haccıma da gittim, umreme de. Namazımda niyazımdayım ama ben size, ‘Bu ülkenin tek çıkar yolu laikliktir’ diyorum.

Atatürk, Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkını veren insandır. Süper kahraman arıyorsanız budur. Süper kahraman nedir biliyor musunuz? Her yeri parsellenmiş ülkenin, her yeri zapt edilmiş, ülkenin dört bir yanındaki düşmanı ülkesinden kovarak milli çıkarlara dönük, kendi enerjisini, sinerjisini oluşturabilen bir Cumhuriyeti inşa etmektir süper kahramanlık.”

ANKA / Güncel
BENZER KONULAR
Moda